13 Kasım 2015 Cuma

İstiklal Savaşı’na gönderilen parayı yiyenlerden hesap soruldu mu?

Safvet Arıkan

Yakın tarihimizin karartılan yolsuzluk sayfalarından biri de Milli Mücadele’ye yardım için Sovyetler Birliği’nden gönderilen paraların bir kısmının Almanya’da sırra kadem basmasıdır.
Meclis’te Kâzım Karabekir Paşa başkanlığında bir araştırma komisyonu kurulmuş ve hazırladıkları raporda her ikisi de Mustafa Kemal Paşa’nın yakınları olan Safvet (Arıkan) ve Nuri (Conker) kusurlu bulunmuşlardı.

5 Nisan 2014 Cumartesi

İşte CHP İcraatları

05 Nisan 2014 Cumartesi
Hani “CHP 27 senelik rakipsiz, muhalefetsiz, kesintisiz iktidarında hiçbir şey yapmadı” diyoruz ya, meğer yapmış. Kendi ağızlarından işte CHP’nin yaptıkları!
1923 yılı: Cumhuriyet Halk Partisi Kuruldu, Genel Başkanlığa Mustafa Kemal Atatürk getirildi...Cumhuriyet ilan edildi...

2 Nisan 2014 Çarşamba

ABİLERE ABLALARA 1 NİSAN ŞAKASI

Kanal A Genel Yayın Yönetmeni Alper Tan, seçim sonuçları üzerinden Gülen Hareketi'ne bazı tavsiyelerde bulundu...
17 Aralık sonrası, 30 Mart seçimleri öncesi toplum çok gerildi. Bazı kesimlerde geleneksel ve ilkesel tavırlar tersine döndü. Eğer 6 ay önce “Türkiye’de şunlar şunlar olacak” diye söylense bunlara kimse inanmazdı. Ama oldu. Biz de hem gerilimi biraz düşürmek hem de azıcık düşünmek adına naçizane bazı tavsiyelerde bulunmak isteriz. Yazdıklarımız bazılarına çok absürt gelebilir. Ama hemen, peşinen bunlar da olur mu canım diye itiraz etmesinler. Sadece düşünsünler. Veya bunu 1 Nisan şakası olarak görsünler.
Mütevazı tavsiyelerim şunlardır:

21 Mart 2014 Cuma

Akif’i Yaşarken Yok Saydılar

14 Mart 2014 Cuma
Milli Eğitim Bakanlığı Milli bir marş için bir yarışma düzenledi. Beğenilen güfte için 500 lira ödül verilecekti. Yarışma için 734 şiir gönderildi. Bir kurulca bunlar titizlikle incelenip 6 tanesi ayrıldı. Ama hiçbiri beğenilmedi; marş olacak değerde bulunmadı.
O zaman Burdur Milletvekili olan Mehmet Akif’in para ödülünden rahatsızlık duyduğu için yarışmaya katılmadığı öğrenildi. Dönemin Milli Eğitim Bakanı Hamdullah Suphi şairin Meclis’teki sıra arkadaşı Balıkesir Milletvekili Hasan Basri Bey’in yardımını istedi.

Akif’e Vatanını Çok Gördüler

17 Mart 2014 Pazartesi
Sahi Akif Mısır’a keyfinden mi gitti, yoksa gitmeye mecbur mu edildi?
Şimdilerin emekli gazeteci yazar Hüseyin Üzmez, henüz 17 yaşında bir genç iken, arkadaşlarıyla beraber, gazetesi olan Vatan’da yazdığı yazılar nedeniyle Ahmet Emin Yalman’ı öldürmeyi planlamışlar.
Adnan Menderes’in Malatya konuşması için şehre gelen Ahmet Emin Yalman’ı vurarak yaralayan Hüseyin Üzmez tutuklanmıştır. Ahmet Emin Yalman’ın vurulmasının ardından İstanbul gazeteleri bin bir güçlük içerisinde Büyük Doğu dergisini çıkaran Necip Fazıl Kısakürek’e iftirada bulunmuşlardır.

Yürek Dayanmaz

19 Mart 2014 Çarşamba
İstiklal Marşı Şairi, fikir ve dava adamı Mehmet Akif Ersoy’un çocukları da kendisi gibi uzun yıllar yokluk ve sefalet içinde yaşadıktan sonra bu dünyadan göçtüler. Yıllardır şiirleri okunan, fikirleri savunulan ve örnek bir şahsiyet olarak gösterilen Mehmet Akif’in çocuklarına sahip çıkılmaması ise elbette çok manidardır. 
Onların çektikleri acılara yürek dayanmaz. Eğer bu yazıyı okuyup bitirdiğinizde gözleriniz buğulanmadıysa, yüreğinizi sorgulayın derim, katı kalbinizin kirini pasını silin diye salık veririm.

Akif’in Perişan Çocukları

21 Mart 2014 Cuma
Bugünlerde İstiklal Marşımızın kabulü münasebetiyle Mehmet Akif Merhumdan, davasından ve çilesinden behsediyorduk.
Bir evvelki yazımız, Akif’in çilesine ailesinin de ortak edilmesi yanlışlığı ve yazıklığı hakkında idi. Bu münasebetle Mehmet Akif’in büyük oğlu Emin Ersoy’un askerlik görevini yaptığı sırada, koğuştaki arkadaşlarına Kur’an okuyup tefsir ettiği gerekçesiyle Divan-ı Harbe verilmesi ve ardından yaşanan acı bir hayatı geçen yazımızda işlemiştik.
Şimdi de ailenin diğer fertlerini kısaca görelim isterseniz.

17 Mart 2014 Pazartesi

Gülen Cemaatinin Piramidi Ortaya Çıktı

Fethullah Gülen Cemaati’nde 25 yıl görev alan Prof. Dr. Ahmet Keleş, paralel yapının piramidini anlattı. 5’inci kata kadar çıkan Keleş, cemaatin 1, 2 ve 3’üncü katmanının halk tabakası olduğunu söyledi.
Prof. Keleş, “4. kat ara kattır. 5, 6 ve 7. katmanlar ‘örgüt ve teşkilat’ katlarıdır. 6. katta Hocaefendi’nin bildiği ve takip ettiği ‘hayati hizmetler’ yürütülür. Bakanlar Kurulu veya Milli Güvenlik Kurulu gibi bir tabaka. Bugünkü sorunların nedeni 5. katın abileridir” dedi.

16 Ocak 2014 Perşembe

Erdoğan'ı ameliyat masasında kim öldürmek istedi?

Gazeteci Yazar Hüdaverdi Allahverdi, Başbakan Erdoğan'la ilgili çok çarpıcı bir yazı kaleme aldı. Erdoğan'ı ameliyat masasında kim öldürmek istedi?
Başbakan Erdoğan'da ameliyat masasında kaldırılmayacaktı. Birileri bunu uygulamaya koymak için ellerinden geleni yaptılar.

20 Aralık 2013 Cuma

Rockefeller'den Son Yüzyılın En Büyük İtirafları

ABD'li Yahudi bankacı iş adamı David Rockefeller den son yüzyılın en büyük itirafları.....
ABD’li Yahudi bankacı işadamı David Rockefeller, son yüzyılın en büyük itiraflarını yaptı. Rockefeller’e atfedilen bu itiraflar, aslında hepimizin bildiği tarihi gerçekler..

İşte David Rockefeller’in söyledikleri:

TÜRKİYE’YE ADNAN MENDERES ZAMANINDA “MARSHALL YARDIMI” İLE EL ATTIK

11 Ekim 2011 Salı

C vitamini ile spor, kanser ve gribin ilacı

Kış geldi gelecek. Havalar soğumaya başladı. Yakında sobalar yanacak, kaloriferler çalışmaya başlayacak. Buna bağlı olarak da, günümüzün çoğu zamanını kapalı mekanlarda geçirecek, bakteri, virüs, mikro küçüklükte mantarlarla koyun koyuna yaşamaya başlayacağız. Yağmur, çamur, kar, soğuk havalarda devreye girince sağlıklı kalmak epey zorlaşacak.
Bilim dünyası kapıya gelip dayanmış bu tehlike nedeniyle, daha şimdiden, 'Aman dikkat!' nitelikli uyarılarda bulunmaya başladı bile.

İttihatçı'dan adam olur mu?

Eisenhower, 1955 yılında Süveyş krizi çıktığında, "Osmanlı İmparatorluğu bu bölgede varolsaydı bunları yaşamazdık" demiş, bilmiyordum, Mehmet Barlas'tan öğrendim.
Yazıya böyle girersen okunma şansın da kalmaz çelebi! Hem iki tane yabancı isim, hem 1955 gibi gençlere "tarih öncesi" gelen bir yıl...
Neyse canım, beterin beteri var: Yorumculuk yaptığım yıllarda bizim televizyonda çalışan bir lumpen oğlan vardı... Kadın berberi... Bir gün çocukluk anılarımı anlatıyordum, Başkan Eisenhower'ın 1959 yılında Ankara'ya gelişinden sözettim... Lumpen oğlan "hadi be," dedi, "Amerikan başbakanı Charles Aznavour ne zaman Türkiye'ye geldi ki?"

Karayılan hangi yazarları seviyor?

12 Ekim 2011 Çarşamba

Hasan Cemal’in Kürtler”in devamı sayılan “Barışa Emanet Olun” kitabını okuyorum. Hemen söyleyeyim, “faydalı” bir kitap.

Zaten Hasan Cemal ne yazsa okurum... “Tank Sesiyle Uyanmak”tan başlayarak, bütün kitaplarını adeta “yuttum...” Hem de çok şey öğrendim ve geleceği bırakılmış çok önemli belgeler olarak kütüphanemin “önemli kitaplar” bölümünde mahfuz tutuyorum

Bu “Kürtler” ve “Türkler” vurgusu her zaman rahatsız etmiştir beni ama Hasan Cemal’in yazdıklarına ilişkin bir rezerv değil bu.

Köstebek, Beşir Atalay mı?

Kemal Kılıçdaroğlu, grup toplantısındaki konuşmasını "Köstebek, Beşir Atalay'dır" cümlesiyle tamamladı. Peki neye dayanıyordu? 14 Ekim 2009'da, saat 22.19'da, İçişleri Bakanlığı Özel Kalem'inden, bakanın koruma müdürünün yaptığı konuşmaya istinaden bu iddiasını ortaya atmıştı. Koruma, Kırıkkale Belediye Başkanı Veli Korkmaz'ı aramış, ona, Deniz Feneri'yle ilgili bazı kişilerin ev ve işyerlerinin aranacağı haberini vermişti. Veli Korkmaz, saat 22.22'de, Kanal 7 televizyonu Genel Yayın Müdürü Mustafa Çelik'i aradı. Çelik, hemen arkasından ortağı İsmail Karahan'a haber verdi. Aynı zamanda, Kanal 7 Yönetim Kurulu Başkanı Zekeriya Karaman'ı da arayarak hemen bir toplantı düzenlenmesini sağladı. Zaten, İsmail Karahan'ın savcılık ifadesinden de, Mustafa Çelik'in, arama yapılacağı haberini kendisine verdiği anlaşılıyor. Karahan, "Çelik bir yere ayrılmamamı, gerekirse bilgime müracaat edeceklerini söylemek için beni haberdar etti" diyor savcıya.

NATO Füze Savunma Sistemi

ABD Savunma bakanı Leon Panetta, gelen tepkiler üzerine savunma sisteminde İsrail’le bilgi paylaşımı olmayacağını söyleyerek Başbakan Erdoğan’ın sözlerini teyit etti.


“Füze kalkanı” adı altında içte ve dışta çok fazla sayıda spekülasyon yapıldı. Hatta Türkiye’ye açıkça düşmanlık yapan Fransa başkanı Sarkozy “Biz kediye kedi deriz” diyerek, Türkiye ile İran’ın arasını açmaya çalıştı. Türkiye’nin resmî açıklamalarının aksine bu projenin İran’a karşı yapıldığını söyleyen Sarkozy, Türk düşmanlığı sayesinde yaklaşan seçimlerden kendine pay çıkarmaya çalışıyor.
Sarkozy’ye bir diyeceğim yok, zira kendi siyaseti ve politikası gereğince bunu yapıyor. Lâkin hükümeti yıpratmak adına yapılan her anlaşmaya ve projeye karşı çıkmak doğru mudur? İyice düşünmek lâzımdır.

Gülen Hareketi ve PKK

12 Ekim 2011 Çarşamba

New York

Fethullah Gülen Harekatı Güneydoğu ve Doğu Anadolu’daki faaliyetleri nedeniyle PKK’nın tepkisini çekiyor.

Hem Kandil, hem sokaktaki kimi Kürt başta KCK operasyonu olmak üzere bölgedeki gelişmelerden hareketi sorumlu tutuyor.

Seçim zamanı gördüğümüz üzere, Hareket’le ilişkisi olduğunu düşündüğü din adamlarını doğrudan hedef alıyor.

Oysa somut hayata baktığımızda bu Hareket’in mensuplarının Kürtlere ve toplu haklarına çok olumlu baktığını görüyoruz.

Los Angeles’taki ziyaretimiz esnasında rehberimiz İspanyolca ve Çince’nin Kaliforniya’da resmi dil olduğunu söylediğinde, Anadolu’dan gelen birçok insan olumlu tepkisini dile getirdi.

Bu sadece göstermelik bir tepki değil çünkü Hareket bölgede Kürtçe yayın yapan televizyonlar kuruyor.

Bıçaklanmış kanlı çıplak kız bedeni

11 Ekim 2011 Salı
Kaymakamlık Yazıişleri Müdürü ve bir yüzbaşının da aralarında bulunduğu 28 kişinin Mardin’de 2002 yılında yedi ay boyunca sürekli tecavüz ettiği 12 yaşındaki N.Ç.’yi hatırlıyor musunuz?

Olayın ortaya çıkmasıyla N.Ç.’yi pazarladığı öne sürülen iki kadın ve 25 erkek tutuklanmıştı.

Davanın ilk duruşması 24 Şubat 2003 yılında yapıldı.

Aynı yılın altıncı ayından sonra davada hiç tutuklu kalmamıştı...

Mardin 1. Ağır Ceza Mahkemesi ise ancak sekiz yıl sonra, Şubat 2011’de karar verdi.

13 sanığı, ‘15 yaşından küçük çocuğun ırzına geçtikleri’ gerekçesiyle alt sınırdan beş yıl hapisle cezalandıran mahkeme, altıda bir oranında iyi hal indirimi yaparak, cezayı dört yıl iki ay olarak belirledi.

Bu adamın sonu kötü olacak!

Bütün gücünü Türkiye karşıtlığına yöneltmiş. Seçim hazırlıklarını, dış politikasını, Avrupa Birliği'nin geleceğine ilişkin perspektifini hatta ekonomi politikalarını Türkiye'yi tecrit etmeye, sindirmeye, Avrupa'nın dışına itmeye adamış. Avrupa ne ki, Türkiye'yi mümkünse Ortadoğu'dan, Balkanlar'dan, Kafkaslardan hatta Orta Asya'dan çıkarmak için yoğun çaba sarfediyor.

Söylem ile eylem -1

11 Ekim 2011 Salı

Hükümetin 'Komşularla sıfır problem' söylemine yönelik eleştiriler çoğalınca ve Esad'ın CHP heyetine söylediklerini Cumhuriyet Gazetesi yayınlayınca Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu 12 meslektaşımızı davet ederek eleştirilere yanıt vermiş. Meslektaşlarımız bu sohbetin detaylarını kendi köşelerinde anlattılar. Herkesin üzerinde özellikle durduğu konu Suriye-Türkiye ilişkileri. Çünkü Suriye; Türkiye'nin dış politikasının yani 'Komşularla sıfır sorun' ilkesinin test edildiği yerdir.
Gelin birlikte bakalım.

Facebook’taki erozyon!

Kuveyt’ten Suna Durmaz: “Bildiğiniz gibi teknoloji çift taraflı bir silâhtır. Hayra kullanıldığı zaman hayır, şerre kullanıldığı zaman şer getirir.

Doğrusu, 2 yıldır facebook’a üye olup olmama konusunda düşünüp durdum. Sonra, her gün Risale-i Nur’dan bir vecize koymak, yazılarımı paylaşmak, Arap âleminde olup biten son olayları yorumlamak için bir hizmet ve iletişim aracı düşüncesiyle üye oldum. Üye olunca baktım ki, nice kapalı genç hanımlar poz poz resimlerini koymuşlar. Tek olarak yüz güzelliklerini, şıklıklarını gösterir şekilde adeta bir resim panosu yapmışlar. Çok rahatsız oldum. İlla bir resim gerekiyorsa (ki, hiç gerekli değil) tanıtım amaçlı vesikalık resim yeterlidir diye düşünüyorum. Kadının kaşının gözünün güzelliğini gösteren resimler oraya uygun mudur? Konuyu fıkhî olarak ele alır mısınız?”