25 Haziran 2011 Cumartesi

21 milyon ve Kürt empatisi

Dün Gülay Göktürk köşesinde "asarız, keseriz" diyen Kürt liderlere "Kabadayılığı bırakın, Türk tarafını kazanın" diye seslenmiş.
Şu satırlarla da yazısını bitirmiş:
"...Eğer bu sorun çözülecekse; örneğin Anayasa'nın başlangıç bölümü değişecekse; değiştirilemez maddeler olmayacaksa; vatandaşlık tanımı değişecekse; anadilde eğitimin yolu açılacaksa; nasıl bir özerklik sorusu rahatça tartışılabilecekse; siyasi bir af gündeme gelecekse; bütün bunlar ancak ve ancak toplumun ana gövdesini oluşturan geniş milliyetçi muhafazakâr kitlelerin sessiz onayıyla gerçekleşecek. Bu tabana dayanan siyasi partiler ancak bu sessiz onayı hissettikleri zaman çözüm için radikal adımlar atma cesaretini bulabilecek."
Bu görüş dün benim köşemde yazdığım "Önce BDP'ye oy veren 3 milyon seçmeni normal kabul edin" görüşüyle tamamen zıt bir görüş.

Kürt liderlerin dayılanmasını, tehdit üzerine tehdit yağdırmasını anlamak, kabul etmek mümkün değil.
Ancak Kürt sorununun çözümünü sadece milliyetçi muhafazakâr seçmenin sessiz onayına bırakmak da biraz iyi niyetli bir görüş. Eğer AK Parti andıçlar, Balyozlar, e-muhtıralar, yıkıcı manşetler karşısında oturup bekleseydi laikçi dayatmacıların sessiz onayları hangi yüzyılda gerçekleşirdi acaba?
Empati söylenmesi kolay ama kurulması o kadar kolay bir şey değil. Empati kurulması için öncelikle duygu paylaşımı gerekiyor.
Bugün 3 milyon BDP seçmeniyle empati yapmaya en yakın kesim "aptal oldukları düşünülen" 21 milyonluk "göbeğini kaşıyan adamlar."
Onlar 3 milyonun hep birlikte terörist olmadığını anlamalı ve karşı tarafın hezeyanlarına aldırmadan çözüm üretmeye devam etmeliler.
Eğer 3 milyon seçmeni terörist olarak değil de "hak arayan" insanlar olarak görürsek yeni anayasa sorunlarının çorap söküğü gibi çözüldüğünü görürüz.
Soruna silahla çözüm arayan PKK'nın da!
Kutlanacak proje: Türkçe Olimpiyatları
Türkçe Olimpiyatları ile ilgili daha önce de yazdım. Gerçekten süper bir proje. İçeride Türkçe'yi bu kadar hoyratça kullanıp yabancı diller karşısında bu kadar ezilmesine ön ayak olurken Türkçe'nin yurtdışında bu kadar yüceltilmesi gerçekten kutlanması gereken bir hareket. Türkçe Olimpiyatları'na emeği geçen herkesi tüm kalbimle kutluyorum. Bu yıl televizyonlarda dönen "Türkçe Olimpiyatları" reklam filmlerine de bayıldım. Projeyi çok iyi anlatan ve mizahın çok dozunda kullanıldığı filmler olmuş. Yapanın eline, beynine sağlık.
Çekirgelik
Başarının en zor yönü başarıyı sürdürmek zorunda olmaktır." I. BERLIN

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder