11 Temmuz 2011 Pazartesi

Madem girecektiniz, niye bu kadar nazlandınız?

 
Bu isimleri aday gösterirken bunun böyle olacağı belliydi..
Sonunda kazdığınız kuyuya düştünüz.
Aslında bu bir kriz planı idi, arkası getirilemedi.. CHP, MHP, BDP dar sahada paslaşacaktı..
MHP ilk günden geri adım attı. CHP bu işin geri teptiğini geç de olsa farketti ama geri dönüş için aradaki köprüleri atmış, bu işe büyük bir vecd içinde sahip çıkmıştı. AK Parti’ye diz çöktüreceklerdi.. CHP’nin estirdiği rüzgara BDP’de kandı..
BDP’liler kayıt bile yaptırmadılar..

Şimdi BDP muhatap alınmak, geri dönmek için çözüm yolu arıyor. Bir bahane bulunması lazım. Ama planın radikal savunucuları süreci engellemek için düğmeye bastı bile..
Zavallı Haberal, Balbay, Alan unutuldu gitti bile. Sesleri bile çıkmıyor..
Tolon zaten epey zamandır konuşmuyor. Çetin Doğan’ın ve eşinin de sesi çıkmıyor artık..
Ergenekon ve Balyoz “out”, Kanal 7 ve Şike davaları “in”.. Şike davasının öteki ucunda ETÖ var. Bu arada Muhsin Yazıcıoğlu suikasti davası kapıda. 28 Şubat ve Susurluk da öyle. Dava sırası sanki JİTEM’e gelmiş gibi gözüküyor. 2. Balyoz davasının ardından sırada bekleyen daha bir sürü dava var.. Kozmik Oda konusu henüz davaya dönüşmedi değil mi?
CHP kendini Haberal ve Balbay’a mahkum ve bağımlı hale getirdi. Şimdi kurtulmaya çalışıyor..
Son dakikada CHP de demokrasi katarına son vagonda atladı.. Bugün hükümet programı görüşülecek, ardından Çarşamba günü oylama var ve Meclis tatile girecek.
Ekim’e kadar parlamentoda bir faaliyet olmayacak..
Hükümeti sıcak bir yaz bekliyor.. Güven oylamasından sonra bakan yardımcıları belli olacak ve bakanlıkların idari yapıları yeniden şekillenecek, ardından acil işler..
Ağustos başında askeri şura var. Dolayısı ile Milli Savunma Bakanlığı’nı yoğun bir gündem bekliyor.. Milli Eğitim Bakanlığı da okulların açılışına hazırlanacak.. Bölgedeki sıcak gelişmeler sebebi ile Dışişleri Bakanlığı her zaman olduğu gibi yoğun. Muhtemel terör eylemleri sebebi ile İçişleri Bakanlığı da hep uyanık bekleyecek..
Bu arada milletvekilleri evlerini Ankara’ya taşıyacaklar, okul nakilleri vesair..
Güven oylaması ve bakan yardımcılarının atanmasından sonra YAŞ şimdi en acil gündem.
Ve tabii bir de yukarıda saydığım davalar toplumun gündeminde önemli bir yer işgal edecek..
Şike davası aslında son derece önemli. Bu iş herkesi ilgilendiriyor. İşin içinde siyaset, bürokrasi, media, iş dünyası herkes var. Bu iş buraya kadar geldiğine göre artık gitmeyecek başka bir yer kalmadı..
Bana kalırsa Ergenekon davası açılan bir parantezdi, Şike, kapanan bir parantez. Ve artık bunun içine 40 tane daha dava sığar.. Bundan sonra bu işlerin daha hızlı bir seyir takip edeceğini düşünüyorum.. Şike davası ile birlikte, birilerinin artık daha fazla direnemeyeceğini tahmin ediyorum..
Bu işlerde hangi illegal kapıyı açarsanız açın ucu “karanlık oda”ya gidecektir.. Merkez çetenin etrafındaki geniş çember tamamlanmak üzeredir.. Yani derin yapı kuşatılmıştır..
Bundan sonra etkin pişmanlık sözünü daha çok duyacaksınız..
Bana kalırsa CHP’nin “dize gelmesi” bu işin sonudur..
CHP’lilerin bu süreçte söz ve filleri bundan sonra da hep hatırlanacaktır.. Adamlar milli irade kalesini ele geçirmek isteyenlere tünel kazıp onları kaleye sokma eylemini bile demokrasi mücadelesi olarak takdim etmiyor mu? Yargı kararını, milli iradeye karşı koyma gibi göstermiyorlar mı?
Yahu yargı millet adına karar vermiyor mu? Yasalar belli değil mi? Bir hukuksuzluk varsa bunun çözüm yeri Meclis değil mi? Peki Meclis’e girmeyerek ne yaptığınızı sanıyordunuz!.
Hem bu anayasanın başlangıç maddesi darbecilerin dayatması sonucu CHP tüzüğünden alıntılanan şeyler değil mi? Asıl, değiştirme sözü verdikleri anayasaya bağlılık andı içmeleri AK Partililere ağır gelmeli..
CHP’lilere bu aklı kim veriyorsa? Kılavuzları Ergenekoncular olunca yolları hep çıkmaz sokaklara düşüyor.. İşte, al sana mutabakat, malumu ilam, maksat bir bahane bulunsun. Bulundu da. Hadi şimdi ant içmeye! Afiyet olsun. Selam ve dua ile..
ÖZÜR: Akif’le ilgili yazımda sözünü ettiğim şiirle ilgili Ahmet Sezgin beni aradı ve bu şiirin Safahat’ın 80 baskısının 456. sayfasında (7. Bölüm/Gölgeler) bulunduğunu ve şiirin aslına göre, benim alıntımda eksiklik ve yanlışlıklar bulunduğunu söyledi. Düzeltir ve özür dilerim.. (www.antoloji.com/haya-siyrilmis-inmis-siiri/)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder