Nitekim, bu yazıyı yazdığımız gün İsrail donanması bu hazırlıkların önemli bir parçası olarak büyük bir tatbikat yapıyordu. Haberlerde, donanmanın hükümet emri uyarınca Filo'ya karşı alınacak tedbirleri muhtemel senaryolara göre tatbik edeceğine işaret edilirken Mavi Marmara faciasından çıkarılan derslerin de gözden geçirileceği bildiriliyordu. Tatbikata kaç geminin katıldığından söz edilmezken katılan birlikler arasında özel kuvvetlerin ve donanma özel komando birliği olan Şayetet-12'nin (12. filo) yer aldığının altı çiziliyordu. Bu birlik malum Mavi Marmara'ya saldıran birlikti.
Başka haberlerde ise donanmanın keskin nişancı timlerini ve özel köpekli saldırı birliklerini de muhtemel operasyonlar için hazır tutmaya başladığı bildiriliyor. Keskin nişancıların görevi anlaşılan komandolar gemilere çıkmadan önce kendilerine karşı çıkmaya hazırlananları önceden saf dışı etmek oluyor. Saldırı köpeklerinin de aynı amaçla komandolar gemilere çıkmadan önce ya havadan indirilecekler ya da botlardan gemilere çıkarılacaklar ve saldıracaklar.
Bunlara ilaveten başka hangi tedbirler alınıyor, bilmemize imkân yok elbette. İsrail donanma yetkilileri bu konuda birçok sürprizler hazırladıklarını öteden beri söylüyorlar. Bunlarla muhtemelen caydırıcılık da sağlamaya çalışıyorlar. Ancak, hangi amaçla olursa olsun filo İsrail sürprizlerine mutlaka hazır da olmalı, akla gelen ya da gelmeyen sürprizleri mutlaka şimdiden hesaba almalı. Bu meselenin bir yönü; diğer yönü de İsrail'in 15 kadar özgürlük gemisine aynı anda nasıl müdahale edeceği noktasında odaklanıyor. Filo yetkilileri muhtemelen İsrail'in 15 gemi ile aynı anda baş edemeyeceğini düşünüyorlar. Ancak, böyle düşünüyorlarsa yanlış hesap yaparlar; zira İsrail'in 15 gemi ile aynı anda baş edebilecek araç ve imkanları mevcut.
Bu çerçevede, İsrail donanma envanterine baktığımızda söz konusu özgürlük gemilerinin önlerine çıkabilecek çok sayıda gemiye sahip olduğu görülüyor. Mesela bunların arasında 42 adet modern devriye gemisi, 10 füze fırkateyni, 3 korvet tipi büyük savaş gemisi ve 3 denizaltı var. Ayrıca, sayıları bilinmeyen miktarda çok hızlı Zodiac tipi lastik botlar ve başka tip botlar da envanterde yer alıyor. Özellikle Dabur, Şaldag, Dvora ve Süper Dvora sınıfı devriye gemileri ve Rafael Protector adlı insansız deniz devriye araçları bu bağlamda İsrail'in kullanabileceği gemiler olarak akla hemen geliyor. Gemilere ilaveten helikopter filoları ve hatta savaş uçakları bile İsrail'in bu bağlamda başvurabileceği araçlar olarak ortada duruyor. Hatırlarsanız, Mavi Marmara'ya hem helikopterler hem de Zodiac'lardan müdahale edilmişti.
Gemiler, botlar, helikopterler, savaş gemilerine ek olarak İsrail'in elektronik savaş vasıtalarını da sahaya süreceği bugünden aşikâr. Denizaltından da kim bilir neyi yapmayı planlıyor, bu konuda hangi hazırlıkları yapıyor, tahmini zor. Bunlar şüphesiz bizim alanımız dâhilinde olan konular değil; bu konularda kimler uzmansa bunları onlar düşünecekler, gereğini yapacaklar. Bizimki sadece medyada okuyup gördüklerimizi kendi bakış açımızın süzgecinden geçirerek aktarmak, ilgilileri önceden uyarmaktan başka bir şey değil. Biz ancak bu kadarını bilebilir ve söyleyebiliriz. Yeri gelmişken İsrail'in diplomatik olarak da muhtemel olay ve gelişmelere karşı hazırlandığını da söyleyebiliriz.
Bütün bunları da Türkiye'nin başına yeni bir problem çıkmaması endişesiyle söylüyoruz ve ilgilileri şimdiden uyarmaya çalışıyoruz. Biz bu konularda bu kadar hassasız; zira kim olursa olsun, hangi amaçla hareket ediyorsa etsin biz hiç kimsenin, hiçbir sivil ya da başka tür kuruluşun Türkiye'yi İsrail karşısında küçük düşürmesini istemiyoruz. Buna hiç kimsenin, hiçbir kuruluşun hakkının olmadığını bir kere daha vurguluyoruz. İsrail hazırlanırken Türkiye, Türk hükümeti ve diğerleri de her türlü ihtimale karşı şimdiden hazırlanıyordur herhalde.
Başka haberlerde ise donanmanın keskin nişancı timlerini ve özel köpekli saldırı birliklerini de muhtemel operasyonlar için hazır tutmaya başladığı bildiriliyor. Keskin nişancıların görevi anlaşılan komandolar gemilere çıkmadan önce kendilerine karşı çıkmaya hazırlananları önceden saf dışı etmek oluyor. Saldırı köpeklerinin de aynı amaçla komandolar gemilere çıkmadan önce ya havadan indirilecekler ya da botlardan gemilere çıkarılacaklar ve saldıracaklar.
Bunlara ilaveten başka hangi tedbirler alınıyor, bilmemize imkân yok elbette. İsrail donanma yetkilileri bu konuda birçok sürprizler hazırladıklarını öteden beri söylüyorlar. Bunlarla muhtemelen caydırıcılık da sağlamaya çalışıyorlar. Ancak, hangi amaçla olursa olsun filo İsrail sürprizlerine mutlaka hazır da olmalı, akla gelen ya da gelmeyen sürprizleri mutlaka şimdiden hesaba almalı. Bu meselenin bir yönü; diğer yönü de İsrail'in 15 kadar özgürlük gemisine aynı anda nasıl müdahale edeceği noktasında odaklanıyor. Filo yetkilileri muhtemelen İsrail'in 15 gemi ile aynı anda baş edemeyeceğini düşünüyorlar. Ancak, böyle düşünüyorlarsa yanlış hesap yaparlar; zira İsrail'in 15 gemi ile aynı anda baş edebilecek araç ve imkanları mevcut.
Bu çerçevede, İsrail donanma envanterine baktığımızda söz konusu özgürlük gemilerinin önlerine çıkabilecek çok sayıda gemiye sahip olduğu görülüyor. Mesela bunların arasında 42 adet modern devriye gemisi, 10 füze fırkateyni, 3 korvet tipi büyük savaş gemisi ve 3 denizaltı var. Ayrıca, sayıları bilinmeyen miktarda çok hızlı Zodiac tipi lastik botlar ve başka tip botlar da envanterde yer alıyor. Özellikle Dabur, Şaldag, Dvora ve Süper Dvora sınıfı devriye gemileri ve Rafael Protector adlı insansız deniz devriye araçları bu bağlamda İsrail'in kullanabileceği gemiler olarak akla hemen geliyor. Gemilere ilaveten helikopter filoları ve hatta savaş uçakları bile İsrail'in bu bağlamda başvurabileceği araçlar olarak ortada duruyor. Hatırlarsanız, Mavi Marmara'ya hem helikopterler hem de Zodiac'lardan müdahale edilmişti.
Gemiler, botlar, helikopterler, savaş gemilerine ek olarak İsrail'in elektronik savaş vasıtalarını da sahaya süreceği bugünden aşikâr. Denizaltından da kim bilir neyi yapmayı planlıyor, bu konuda hangi hazırlıkları yapıyor, tahmini zor. Bunlar şüphesiz bizim alanımız dâhilinde olan konular değil; bu konularda kimler uzmansa bunları onlar düşünecekler, gereğini yapacaklar. Bizimki sadece medyada okuyup gördüklerimizi kendi bakış açımızın süzgecinden geçirerek aktarmak, ilgilileri önceden uyarmaktan başka bir şey değil. Biz ancak bu kadarını bilebilir ve söyleyebiliriz. Yeri gelmişken İsrail'in diplomatik olarak da muhtemel olay ve gelişmelere karşı hazırlandığını da söyleyebiliriz.
Bütün bunları da Türkiye'nin başına yeni bir problem çıkmaması endişesiyle söylüyoruz ve ilgilileri şimdiden uyarmaya çalışıyoruz. Biz bu konularda bu kadar hassasız; zira kim olursa olsun, hangi amaçla hareket ediyorsa etsin biz hiç kimsenin, hiçbir sivil ya da başka tür kuruluşun Türkiye'yi İsrail karşısında küçük düşürmesini istemiyoruz. Buna hiç kimsenin, hiçbir kuruluşun hakkının olmadığını bir kere daha vurguluyoruz. İsrail hazırlanırken Türkiye, Türk hükümeti ve diğerleri de her türlü ihtimale karşı şimdiden hazırlanıyordur herhalde.