Mahmut TOPTAŞ etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Mahmut TOPTAŞ etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

18 Temmuz 2011 Pazartesi

Terörün kaynağı, beyinsizliğimizdir

18 TEMMUZ 2011

Bodrum'da köpük dansı yapanla Yüksekova'da çöp bidonları arasında yiyecek ve giyecek toplamak için gelip giden, sekiz yıl aynı eğitimden geçiyor.
Kuşadası'nda şampanya patlatanla Kulp ilçesinde kurşun patlatan da sekiz yıl aynı eğitimden geçiyor.
Kandil'dekinin cebine dolar, eline silah veren kara kalpli, kara vicdanlı, kara gözlü gavur, öbürünün eline de köpükle nasıl dans edileceğini, şampanyanın nasıl patlatılacağını öğretiveriyor.
İkisinin de ipleri paragözün elinde.
İkisi de bu milletin çocuklarının kalbinden vuruyor.
Biri öldürüyor, öbürü adamlığını yok ediyor ve süründürüyor.
Basını iyi takip edenler, günü birlik teknolojiyi takip eder gibi Amerika'daki Manhattını takip edip bütün pislikleri Türkiye'ye duyuran ve Türkiye'de aynısını yaşayan yerleri makalelerinde ilan eden yazarların olduğunu bilirler.

2 Ağustos 2010 Pazartesi

Terörist de namaz kılar

1994 de Diyarbakır'a konferans vermek için gittiğimde bir Başçavuş anlatmıştı:
"Cudi dağının eteğinde bir gurup teröristi yakaladık.
Onları yaya olarak karakola götürme görevi bana verildi.
Ellerinde kelepçe ve birbirlerine bağlı olarak dağdan iniyoruz.
Öğle vakti bir yerde konakladık. Kendi yiyeceklerimizden onlara da verdik.
Ben öğle namazı kıldım.
Yakalananlardan iki tanesi de namaz kılmak istediklerini söylediler.
Kaçabilmek için bu numarayı yaptıkları aklıma geldi ama doğru olma ihtimalini de düşünerek kelepçelerini çözdürdüm, iki tane askeri beş metre uzaklarında elleri tetikte beklemelerini, kaçarlarsa vurmaları emrini verdim.
Ben uzaktan onları izledim.
İkisi de usulüne uygun abdesti aldılar ve namazlarını da kıldılar sonra kelepçelerin yanına gidip takılmasını da kolaylaştırdılar" demişti.
Bizi birbirimize düşüren hainlerle uğraşmak daha kestirme yoldur.
Ramazan ayının ilk günü Diyarbakır Ulucami'de yatsı namazında Teravih'de yer bulunmadığı gibi Konya Kapı Camii'nde, İstanbul'da Sultanahmet Camii'nde de yer bulunmayacak.
Ama Muğla'da evinde veya camiinde Kur'an-ı Kerim'i anlamak için okutulan Arapça dersleri yasak olduğu gibi Doğu Anadolu'da bin yıldır devam eden medreseler de yasaklandı ve kapatıldı.
22/04/2007 Pazar günü Van Ticaret ve Sanayi Odası Konferans Salonu'nda yaptığım konuşmadan sonra ticaretle meşgul bir medrese hocasının evinde beş tane medrese hocasıyla da beraber oldum.
Medreselerinin kapatılmasından sonra medreseye gelecek çocukların dağa çıktığını, medreseyi kapatanlarla PKK'nın davranış birliği içinde olduğunu anlatmışlardı.
Kapatmak kolay, açmak zor.

Ezan Çiçeği

Siz, hiç Ezan Çiçeği gördünüz mü? On yıl öncesine kadar ben de görmemiştim.
Edremit'te hemen her evin bahçesini Ezan Çiçeği süsler.
Güneş battıktan biraz sonra açarlar.
Sabahtan akşama kadar çiçekler tomurcuk haline gelirler. Güneş batınca tomurcuğun tepesindeki kilitte hareketlilik başlayınca ben ve torunlarım hemen o tomurcuğa yöneliriz.
Üç saniye içinde açıldığını görür ve onu videoya kaydederken hemen ötekileri de hareketlenir ve bizim gözlerimiz çiçek bahçesinde hangisini takip edeceğini şaşırır.
On dakikaya kalmaz bahçenin her tarafında güller arasında sapsarı renkli Ezan Çiçeği de renk cümbüşüne katılır.
Tabiat mektebinde eğitimimi devam ettiriyorum.
Yanımda en az yedi bin kitapla dolaşıyorum.
Eskiden üç yüz deveyle taşınamayan kitaplar şimdi bilgisayarın diskinde beş yüz devenin taşıyamayacağı kitabı taşıyor.
Tabiat mektebinin sayfaları daha fazla diyemem.
Her bir yaprak, her çiçek bize binlerce şey söyler.
Söyler ama ağaçlar kalem olsa yedi deniz mürekkep olsa Allah'ın kelamını yazmaya yetmez" buyurmuş Rabbimiz.