Toktamış ATEŞ etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Toktamış ATEŞ etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

1 Ağustos 2011 Pazartesi

Silahlı Kuvvetlerimiz

Genelkurmay Başkanı ve 3 kuvvet kumandanının emekliliklerini istemeleri; pek rastlanır bir olay değildi.
Zaten kuvvet kumandanlarının emekliliklerinin gelmiş olduğunun dile getirilmesi ve emekliliklerini mi istedikleri yoksa istifa mı ettikleri konusunu pek anlayamamış olsam da; ortaya çıkan "durum" başta Ankara olmak üzere ülkemizi en azından 24 saat sarstı. "Acaba bunun arkasından ne gelecek" sorusu; kimilerini endişeye sevk ederken; kimileri de "bundan bir şey çıkmaz"ın rahatlığı içindeydi. Doğrusu ben böyle bir rahatlık içinde olanlardan biriydim ama "komutanlarımızın" (kendilerince nedenleri olsa bile) böyle bir toplu harekete mecbur kalmalarına üzüldüm...

29 Temmuz 2011 Cuma

Utanmaz adam

Pazartesi akşamı Samanyolu Haber Televizyonu'ndan "PKK terörü ve önleme çareleri" konulu bir tartışma programına davet edildim.
Zamanım elverdiği ölçüde bu türden tartışma programlarına katılmayı ve bir şeyler önermeye çabalamayı önemsiyorum.
Aynı programda bir de emekli generalin olduğunu söylediler. Samanyolu Haber çağırdığına göre, aklı başında biridir diye düşündüğüm için itiraz etmedim. Zaten şimdiye dek, çok sayıda emekli askerle birlikte tartışma programlarına katılmış ve çoğu kez, ortak noktalara ulaşmıştık. Farklı bazı "tipler"(!) olduğunu ve Hüseyin Rahmi Gürpınar'ın romanlarında sık sık rastlanan "bohçacı kadınlar" gibi, televizyon kanalları arasında dolaştıklarını duyuyordum. Ama bana hiç rastlamamıştı. Benim "üslup" ve "yaklaşımlarımı" bilen TV kanallarının bu konuda özenli olduklarını düşünüyordum. Ama en saygısız, terbiyesiz ve utanma yoksunu adam bana denk düşmüş. Nereden bilebilirdim ki?..

18 Temmuz 2011 Pazartesi

Zor bir yazı...

Günlerdir yüreğim yanıyor.

13 askerimizin şehit olmasından sonra oturup, soğukkanlı bir yazı yazmam gerektiğini düşünüyorum ama ne soğukkanlı düşünebiliyorum ne de soğukkanlı bir analiz yapacak gücü bulabiliyorum.

Sittin senedir, soğukkanlı olmadığımı bilirim. Ancak, galiba yaşlandıkça daha duygusal oldum. Bazen köşe yazarlığıyla, öğretmenliğimi de karıştırıyorum...

Bugün, bu konunun analizine hiç girmeden, şunu söylemek istiyorum ki yüreğim başka şeyler söylüyor, kafam başka şeyler söylüyor. Ama işin doğrusu insanın, yüreğinin değil, kafasının sesini dile getirmesi. Beni bugünlerde bağışlarsanız, önümüzdeki dönemde içinde bulunduğumuz koşullar için, kafamın söylediklerini sizlerle paylaşırım.

Xxxxxxxxxxxxxx

Gündemimizdeki konular içimi sıkarken, bir de havanın sıcaklığı buna eklendi. Benim bildiğim, yaz aylarında İstanbul'da 7-8 gün çok sıcak geçerdi. Geçtiğimiz hafta, bu "kontenjanı"(!) daralttık zannediyordum. Ancak Meteoroloji, sıcaklıkların süreceğini söyleyince, epey moralim bozuldu. İstanbul dışında bazı olanaklarım olmasına karşın bu kentten kolayına kopamamam, benim bir hastalığım herhalde. Kısa bir süre için olsa bile...