Rasim Ozan KÜTAHYALI etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Rasim Ozan KÜTAHYALI etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

24 Ağustos 2011 Çarşamba

Ve UEFA duruma el koydu...

 24 Ağustos 2011

Takvim gazetesinde ilk yazım 11 Temmuz Pazartesi günü yayınlandı... Yazımın başlığı şuydu "UEFA DURUMA EL KOYABİLİR"...
Ve iki gün önce 22 Ağustos Pazartesi günü benim uyarımdan 6 hafta sonra UEFA DURUMA EL KOYDU!! Bakın o zaman ne yazmıştım o yazıda...
"UEFA DURUMA EL KOYABİLİR
Mehmet Ali Aydınlar ne yapacak?
Herkes şu an bu soruyu soruyor... Bir yönüyle bakarsanız şu an her şey Aydınlar'ın elinde ama başka yandan da bakarsanız Aydınlar'ın şu an elinde olan tek şey federasyon başkanlığındaki KENDİ GELECEĞİ...
Çünkü, eğer Aydınlar idare-i maslahat yaparsa, halk tabiriyle eyyam yaparsa, aman herkesi tatmin edeyim, durumu idare edeyim derse çok açıkça yazıyorum UEFA DURUMA EL KOYABİLİR...
TFF ne karar verirse versin son tahlilde enternasyonal karar verici UEFA'dır... Ve şu an UEFA yetkilileri doğrudan Türk emniyet ve adliye yetkilileriyle temas içinde.

18 Ağustos 2011 Perşembe

PKK, Esad için saldırıyor, katlediyor!


PKK,1 Temmuz'dan bu yana durmaksızın alçak saldırılarını sürdürüyordu... Sadece 1.5 ayda 41 güvenlik görevlisini katlettiler. Bu meselenin barış yoluyla çözülmesini ısrarla isteyen, artık bir insanımızın daha burnunun kanamasını istemeyen ve bu bağlamda talimat verdikleri MİT yetkilileri aracılığıyla risk alan AK Parti hükümetine,Türk ve Kürt demokratlarına kulaklarını tıkadılar ve vahşi terör eylemlerine devam ettiler... Mayınlı tuzaklar, pusular, yardım birliklerini bile pusuya düşürecek kadar kalleş bir yapı var karşımızda... Peki, PKK terör örgütü Mustafa Karasu ve Cemil Bayık'ın ön plana çıkmasıyla niçin son dönemde bu derece terör gazına bastı? Bu sorunun cevabı noktasında Yıldıray Oğur çok doğru şeyler yazdı dün... "Ya artık Suriye meselesi, PKK meselesiyle iç içe geçmişse? Geçen hafta Karayılan'ın yakalanması haberleriyle Türkiye'nin içinde nasıl dalgalanmalar yarattığını gösteren İran'ın bu meseledeki rolü konusunda devlette komplo teorilerinden daha fazla istihbarat varsa?

16 Ağustos 2011 Salı

Yazıcıoğlu suikastı-2: Helikopterdeki tesadüfler



Geçen hafta da bu konuyu yazdım, daha evvel Beyaz TV'de de bu vahim meseleyi işledik... 25 Mart 2009 tarihinde saat 15.03'te içinde BBP Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu ve 5 kişinin hayatını kaybettiği helikopterin düşmesiyle ilgili şüpheler her geçen gün daha da artıyor... Çünkü aradan iki buçuk yıl geçmesine rağmen ne Cumhurbaşkanlığı Denetleme Kurulu, ne Meclis Araştırma Komisyonu, hazırladığı raporlarda helikopterin neden düştüğünü tespit edebildi. Sadece Ulaştırma Bakanlığı'nın raporunda helikopterin pilotaj hatasından düşmüş olabileceği kanısına varıldı. Ama bu elle tutulur gerekçelere dayandırılamadı.

15 Ağustos 2011 Pazartesi

Niang'ın alem gecesine dair gerçekler

Bizim gazetenin birkaç gün önceki "Başkan Metris'te Niang&Dia alemde" başlıklı haberi büyük ses getirdi, çok yankı yarattı... Takvim Spor Servisi bunu hep yapıyor, özellikle 3 Temmuz sonrası süreçte bizim gazete tüm spor camiasının ilk olarak eline aldığı gazete haline geldi... Çok başarılı ve bomba haberler hep Takvim'de patlıyor...
Fenerbahçelilerin çoğunluğu Takvim'in haberi nedeniyle Senegalli futbolculara tepki gösteriyor, beni de arayan arayana. Bu dönem futbol dünyasına dair de aktif yazarlık ve yorumculuk yapacağımı açıkladığım için bu konuda çok e-mail geliyor... Peki bu olaya dair Fenerbahçe Spor Kulübü, resmi internet sitesinden ne açıklama yayınladı? Aynen şöyle deniyor; "Söz konusu haberde kullanılan fotoğraflar 2010 yılı Eylül ayında Niang'ın kulübümüze transfer olması sebebiyle İstanbul'da futbolcumuz Dia'nın evinde verdiği bir partide çekilmiş fotoğraflardır. Kulübümüzün yaşadığı bu süreçte 'alem yapıldı' izlenimi uyandırılmaya çalışılan ve bu şekilde yayınlanan fotoğraflar, evde Fransa'dan çok sayıda davetlinin ve hatta Niang'ın eşinin de bulunduğu bir partidendir."

10 Ağustos 2011 Çarşamba

Ticari hayata askeri darbe mi?

Türkiye'nin ilerlemesini hep durdurmuş olan statüko güçleri büyük oranda pasifize edildi artık...
Özellikle siyaset dünyasındaki etkileri minimuma doğru ilerliyor.
Fakat statüko hem resmi görünen yüzüyle hem de Ergenekon tipi yeraltı örgütlenmeleriyle faaliyetlerini de sürdürüyor...
Siyaset dünyasında yapamazsa kancayı ticarete atıyor..."Siyasi hayatta AK Parti'yi deviremedik, bari ticaret üzerinden bir darbe yapalım" diye düşünenler...

1 Ağustos 2011 Pazartesi

Daha çok şehit verdirtecekler!

YAŞ-MAŞ herkes konuşuyor ama Van Başkale'de yine üç şehit verdik. Ergenekon-PKK terör ittifakından bu millet artık bıktı... Fakat hala bu ahtapot bitmiş değil...
Bundan böyle nasıl bir Türkiye'nin olacağını dün yazdım. Şimdilik istedikleri kadar çekişme yaratsınlar,sonuç değişmeyecek... Yeni Türkiye'de sivil otorite emredecek, askerler hizaya geçecek...
Ama bu geçiş sürecinde Ergenekon boş durmayacak... Bu memleketin daha çok şehit vermesi ve bir toplumsal kaos ortamının oluşması için Ergenekon tam gaz çalışıyor. Mesela terörle mücadele sürecinde polis ve jandarma artık ortak hareket edecek...
Fakat aldığım çok sağlam bilgilere göre Ergenekon'un yaşayan aktif hücreleri terörle mücadele için gerekli kriptoları ilgili Emniyet Terörle Mücadele birimlerine vermemeye yahut verirse de koordinatlarını değiştirerek vermeye kararlı. Alenen direniyorlar... Vatan savunması için zorunlu bu kriptoları "Polise taviz vermeyiz" kurumsal taassubuyla kendi ellerinde muhafaza etmeye kalkıyorlar...
Halen sivil hükümetin emrine direnebileceklerini sanıyorlar...
Bunların derdi "Vatan ve millet" değil, "Makam ve imtiyaz"...

11 Temmuz 2011 Pazartesi

İki operasyon daha geliyor!

Ergenekon soruşturması...
Balyoz soruşturması...
Askeri casusluk soruşturması...
Generallere suikast, Poyrazköy soruşturması...
Ve şimdi de...
Temiz Kramponlar soruşturması...
Deniz Feneri soruşturması...
Türkiye yepyeni bir döneme giriyor.
Türkiye adeta arınıyor, temizleniyor...
Türkiye'nin tıkanmış damarları açılıyor...
Türkiye'nin kangren olmuş kısımları rehabilite edilebilecekse ediliyor, yoksa bünyeden sökülüp atılıyor...
Kangren hücreler bünyeyi zehirlemeye devam etmek istiyor, kireçlenmiş damarlar öyle devam edelim istiyor... Ama Yeni Türkiye buna izin vermiyor... Ne olursa olsun arınacağız diyor artık bu millet... O yüzden tüm bu soruşturmalara tam gaz destek veriyor... Ve bu dönem bu temizlenme operasyonlarının yenilerinin geleceği de biliniyor...