İlk Meclis’i “en yaşlı üye” sıfatıyla Sinop Milletvekili Şerif Bey açmıştı. Yaptığı açış konuşması, Oktay Ekşi’nin ideolojik saplantılarını yansıtan açış konuşmasına hiç benzemiyor. Buyurun okuyun:
“Burada bulunan saygıdeğer insanlar! İstanbul’un yabancı kuvvetler tarafından işgal olunduğu ve tüm temelleriyle halifelik makamının ve hükümet merkezinin bağımsızlığının yok edildiği hepimizce bilinmektedir.”
“Bu duruma baş eğmek, ulusumuzun bize sunulan yabancı köleliğini kabul etmesi demektir. Ancak, tam bağımsızlık ile yaşamak için kesin olarak kararlı bulunan ve ezelden beri özgür ve başına buyruk yaşamış olan ulusumuz kölelik durumunu son derece sertlik ve kesinlikle reddetmiş ve hemen vekillerini toplamaya başlayarak yüksek meclisinizi meydana getirmiştir.”
2 Temmuz 2011 Cumartesi
Bu CHP ile yeni anayasa yapılabilir mi?
2 Temmuz 2011 Cumartesi
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun kimi söylemlerine baktığınızda, Türkiye’nin demokratikleşme yolunun açık olduğu umuduna kapılabilirsiniz.
Ancak iş kritik konulardaki uygulamaya geldiğinde umut yerini koyu bir karamsarlığa bırakır.
Sayın Kılıçdaroğlu göreve geldiği günden bu yana her kritik aşamada Ergenekon zihniyetine teslim oldu ve o doğrultuda adım attı.
Mehmet Haberal’ı aday gösterip arkasında durması, ardından tahliye kararı çıkmayınca Meclis’i boykot etmesi bunun göstergesi.
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun kimi söylemlerine baktığınızda, Türkiye’nin demokratikleşme yolunun açık olduğu umuduna kapılabilirsiniz.
Ancak iş kritik konulardaki uygulamaya geldiğinde umut yerini koyu bir karamsarlığa bırakır.
Sayın Kılıçdaroğlu göreve geldiği günden bu yana her kritik aşamada Ergenekon zihniyetine teslim oldu ve o doğrultuda adım attı.
Mehmet Haberal’ı aday gösterip arkasında durması, ardından tahliye kararı çıkmayınca Meclis’i boykot etmesi bunun göstergesi.
CHP'lilere 'Siyaset 101' dersi
Tuhaf gelebilir, ama ben yine de yazayım: CHP'nin politikalarını belirleyenler, partilerinin artık 'yeni CHP' ve üzerinde siyaset yaptıkları ülkenin de 'yeni Türkiye' olduğunu unutuyorlar...
Son seçimde CHP'ye Kemal Kılıçdaroğlu'nun 'yeni CHP' iddiasını önemseyen insanlar oy verdi; 'Ergenekon' sürecinden kuşku duyanların oyunu MHP aldı. Ancak hayrettir, MHP milletvekilleri Meclis'e girdi ve yemin etmekte tereddüt göstermedi; buna karşılık 'yeni CHP'den seçilenler sıralarında oturdukları Meclis'ten yeminlerini esirgedi.
Son seçimde CHP'ye Kemal Kılıçdaroğlu'nun 'yeni CHP' iddiasını önemseyen insanlar oy verdi; 'Ergenekon' sürecinden kuşku duyanların oyunu MHP aldı. Ancak hayrettir, MHP milletvekilleri Meclis'e girdi ve yemin etmekte tereddüt göstermedi; buna karşılık 'yeni CHP'den seçilenler sıralarında oturdukları Meclis'ten yeminlerini esirgedi.
Kadınları anlamak mümkün değil!
Erkek, birlikte olduğu kadını duygusal ve zihinsel olarak doyurmayı bilmiyorsa, uzun vadeli bir ilişkide aldatılmaya mahkumdur
Bu yazının başlığı, erkekler arasında son yüzyılın en popüler cümlesi olsa gerek. Biraz da fazla zahmetli midir nedir bilinmez, artık uğraşmayı bırakıp anlamaya çalışmadan, kendi bildiklerini okumaya başladılar. Oysa aslında kadınları anlamak ve mutlu etmek öylesine kolay ki... Bir rehberliğe ihtiyaç var.
Yine İstanbul'dan bir ilişki hikayesi...
Bu yazının başlığı, erkekler arasında son yüzyılın en popüler cümlesi olsa gerek. Biraz da fazla zahmetli midir nedir bilinmez, artık uğraşmayı bırakıp anlamaya çalışmadan, kendi bildiklerini okumaya başladılar. Oysa aslında kadınları anlamak ve mutlu etmek öylesine kolay ki... Bir rehberliğe ihtiyaç var.
Yine İstanbul'dan bir ilişki hikayesi...
Kocam bana siyah Range Rover aldı!
02 Temmuz 2011 Cumartesi
Ahlaki normlarım genel geçer kurallara göre şekillenmedi benim.
Bir erkeğin bir kadından 27 yaş büyük olmasını ayıplayamam haliyle.
Aşk bu, normalde tercih etmeyeceğiniz birçok şeyi yaptırabilir size...
Hele bu devirde... Hele insanlar yalnızlıktan kıvranırken, buldun mu fırsatını yaşa sonuna kadar...
Yaşamazsan 'aptal' derim sana zaten...
Ama dedim ya ahlaki normlarım farklıdır benim. Evleneceğin adamın yaşı rahatsız etmez, ama 'Düğün hediyem siyah bir Range Rover' demen bitirir beni.
Ahlaki normlarım genel geçer kurallara göre şekillenmedi benim.
Bir erkeğin bir kadından 27 yaş büyük olmasını ayıplayamam haliyle.
Aşk bu, normalde tercih etmeyeceğiniz birçok şeyi yaptırabilir size...
Hele bu devirde... Hele insanlar yalnızlıktan kıvranırken, buldun mu fırsatını yaşa sonuna kadar...
Yaşamazsan 'aptal' derim sana zaten...
Ama dedim ya ahlaki normlarım farklıdır benim. Evleneceğin adamın yaşı rahatsız etmez, ama 'Düğün hediyem siyah bir Range Rover' demen bitirir beni.
1 Temmuz 2011 Cuma
Zamanlama...
02 Temmuz 2011 Cumartesi
Dün sabah Amerikan CNN televizyonunu izliyordum. Televizyonun muhabiri Hatay'daki Suriyeliler kampına girmeye çalışıyordu. İzin verilmeyince kampın arka tarafına geçiyor ve çekilen tentenin arkasından bir Suriyeli ile Arapça konuşuyor. Suriyeli genç 'kamp içinde sağlık, beslenme ve yaşam koşullarının çok kötü olduğunu, bazı kişilerin kendilerini kullanmaya çalıştığını ve bu nedenle insanların geri dönemeye başladıklarını' söylüyordu. Muhabir ise kamptaki durumun 'so grim' olduğunu söyleyerek güzel süslediği uzun hikayesini bitiriyor. Sözlüğe baktığınızda 'so grim'in vahşi, gaddar, acımasız, zalim, çirkin, ümitsiz ve korkunç anlama geldiğini görürüsünüz. Oysa Amerikalı güzel oyuncu Angelina Jolie daha geçenlerde bu kampları gezmiş ve her şeyin çok iyi olduğunu söylemişti. Peki o zaman Amerikan CNN neden böyle bir haber yapma gereğini duymuştu? Vardır bir hesabı!
Hatırlayalım...
Dün sabah Amerikan CNN televizyonunu izliyordum. Televizyonun muhabiri Hatay'daki Suriyeliler kampına girmeye çalışıyordu. İzin verilmeyince kampın arka tarafına geçiyor ve çekilen tentenin arkasından bir Suriyeli ile Arapça konuşuyor. Suriyeli genç 'kamp içinde sağlık, beslenme ve yaşam koşullarının çok kötü olduğunu, bazı kişilerin kendilerini kullanmaya çalıştığını ve bu nedenle insanların geri dönemeye başladıklarını' söylüyordu. Muhabir ise kamptaki durumun 'so grim' olduğunu söyleyerek güzel süslediği uzun hikayesini bitiriyor. Sözlüğe baktığınızda 'so grim'in vahşi, gaddar, acımasız, zalim, çirkin, ümitsiz ve korkunç anlama geldiğini görürüsünüz. Oysa Amerikalı güzel oyuncu Angelina Jolie daha geçenlerde bu kampları gezmiş ve her şeyin çok iyi olduğunu söylemişti. Peki o zaman Amerikan CNN neden böyle bir haber yapma gereğini duymuştu? Vardır bir hesabı!
Hatırlayalım...
Kemal Bey'in Atina'sı
Kılıçdaroğlu Atina'ya gitmiş. Bunların şaka gibi bir Sosyalist Enternasyonal örgütleri var ya, onun toplantısına.
Sosyalist olduklarını ileri süren Avrupalı sosyaldemokratlar kibar adamlardır, Kemal Bey'e "faşistleri aday göstermeye utanmıyor musun, sen ne biçim solcusun" diye sormayacaklardır.
Kemal Bey de söz veriyor, toplantıda uyumayacak.
Çünkü Erdal İnönü ile Deniz Baykal horul horul uyurlardı...
Bir ara bunları Sosyalist Enternasyonal'den kovmaya kalkmışlardı, yok, uyudukları için değil, sol gösterip sağ vurdukları için.
Sosyalist olduklarını ileri süren Avrupalı sosyaldemokratlar kibar adamlardır, Kemal Bey'e "faşistleri aday göstermeye utanmıyor musun, sen ne biçim solcusun" diye sormayacaklardır.
Kemal Bey de söz veriyor, toplantıda uyumayacak.
Çünkü Erdal İnönü ile Deniz Baykal horul horul uyurlardı...
Bir ara bunları Sosyalist Enternasyonal'den kovmaya kalkmışlardı, yok, uyudukları için değil, sol gösterip sağ vurdukları için.
100 yıl önce ve bugün!
Eyvah, tarih yine tekerrür mü edecek! Gelin 100 yıl öncesine bir hafıza turu yapalım ve hükmümüzü öyle verelim: Yıl: 1910’lu yılların başları.
Boğaz’ın hasta adamı (!) Osmanlı’da İttihat ve Terakki iş başında!
Enver-Talat-Cemal üçlüsü Abdülhamit Han’ı alaşağı ettikten sonra imparatorluğun yönetimini ele alıyor.
Hayır, bu üçlünün hiç biri bazı iddiaların aksine asla hain değil!
Tersine idealist ve dürüstler.
Boğaz’ın hasta adamı (!) Osmanlı’da İttihat ve Terakki iş başında!
Enver-Talat-Cemal üçlüsü Abdülhamit Han’ı alaşağı ettikten sonra imparatorluğun yönetimini ele alıyor.
Hayır, bu üçlünün hiç biri bazı iddiaların aksine asla hain değil!
Tersine idealist ve dürüstler.
'Etek giydirip dolaştırırım seni'
01 Temmuz 2011, Cuma
Şafak Pavey'in meclisteki fotoğrafını görünce, kimden nefret edeceğimi bilemedim.
Tekerlekli iskemlesinde, eteğinin altından görünen takma ayağı ile (özellikle protez demiyorum, kafalarına kafalarına insin diye) öylece oturuyordu canımın içi. Elbette bu durum onun umurunda bile değildi. Çünkü o, bizim gibi özrü neresinde belli olmayan insanlara oranla çok daha olgundu. Ve bu işleri çoktan aşmıştı.
Şimdi peş peşe soruyorum; Ya aşamadıysa? Ya böyle bir tabloda görüntülenmek, dikkatlerin üzerine toplanması içini yaralıyorsa? Ve hele o bir de kadınsa? Şafak Pavey'e kanunlarımız etek giydirdi geçen gün.
Hani kabadayıların racona ters düşen erkeklere yaptıkları şey; 'Ceza olarak etek giydirip meydanlarda dolaştırmak!' Çünkü kadın vekil pantolon giymezdi, giyemezdi. Bir özel izin de verilemezdi, akıl edilip!
Her neyse Şafak'ın küçücük yaşlarını bildiğimden, yapılan haksızlığa, gösterilemeyen anlayışa isyanım belki de bu yüzden daha büyük. Annesi Ayşe Önal arkadaşımdı. Nokta Dergisi'nde birlikte çalışırdık. Minik Şafak da sık sık gelirdi dergiye. Masaların arasında koşar, çocukluğunun tüm neşesini saçardı etrafımıza.
Sonra yıllar geçti, Şafak dünya güzeli bir genç kız oldu ve o malum talihsiz kaza...
Şafak Pavey'in meclisteki fotoğrafını görünce, kimden nefret edeceğimi bilemedim.
Tekerlekli iskemlesinde, eteğinin altından görünen takma ayağı ile (özellikle protez demiyorum, kafalarına kafalarına insin diye) öylece oturuyordu canımın içi. Elbette bu durum onun umurunda bile değildi. Çünkü o, bizim gibi özrü neresinde belli olmayan insanlara oranla çok daha olgundu. Ve bu işleri çoktan aşmıştı.
Şimdi peş peşe soruyorum; Ya aşamadıysa? Ya böyle bir tabloda görüntülenmek, dikkatlerin üzerine toplanması içini yaralıyorsa? Ve hele o bir de kadınsa? Şafak Pavey'e kanunlarımız etek giydirdi geçen gün.
Hani kabadayıların racona ters düşen erkeklere yaptıkları şey; 'Ceza olarak etek giydirip meydanlarda dolaştırmak!' Çünkü kadın vekil pantolon giymezdi, giyemezdi. Bir özel izin de verilemezdi, akıl edilip!
Her neyse Şafak'ın küçücük yaşlarını bildiğimden, yapılan haksızlığa, gösterilemeyen anlayışa isyanım belki de bu yüzden daha büyük. Annesi Ayşe Önal arkadaşımdı. Nokta Dergisi'nde birlikte çalışırdık. Minik Şafak da sık sık gelirdi dergiye. Masaların arasında koşar, çocukluğunun tüm neşesini saçardı etrafımıza.
Sonra yıllar geçti, Şafak dünya güzeli bir genç kız oldu ve o malum talihsiz kaza...
Ayşe'nin tercihi hep aşktan yana
Geçen gün yazı işleri masasında bir arkadaşımız; "Magazin dünyası çok durgun değil mi?
Artık öyle bomba bir olay olmuyor" dedi. Ben de "Merak etme, birkaç gün içinde bir bomba patlar.
Havalar ısınmaya, hayat yavaş yavaş Bodrum'a akmaya başladı" dedim.
Ve iki gün geçmeden bomba patladı... Kapı komşumuz Ayşe Özyılmazel'in Ali Taran'la evleneceği haberi gazetenin bu katına da bomba gibi düştü.
AYŞE HERKESİ ŞAŞIRTTI
Artık öyle bomba bir olay olmuyor" dedi. Ben de "Merak etme, birkaç gün içinde bir bomba patlar.
Havalar ısınmaya, hayat yavaş yavaş Bodrum'a akmaya başladı" dedim.
Ve iki gün geçmeden bomba patladı... Kapı komşumuz Ayşe Özyılmazel'in Ali Taran'la evleneceği haberi gazetenin bu katına da bomba gibi düştü.
AYŞE HERKESİ ŞAŞIRTTI
Sağlıklı zayıflamanın PÜF NOKTALARI
1 Temmuz 2011 Cuma
Kişiye uygun olmayan diyetler metabolizma hızını bozuyor. Kilo vermeyi imkansız hale getiren bu durumun önüne geçmek için doğruları öğrenin.
HER MEVSİMİN sorunu olan ağırlık artışı, beraberinde zayıflama çabasını getirmektedir. Yanlış yapılan diyet uygulamaları; hem vücuda zarar verirken hem de kalıcı çözümler yaratmaması nedeniyle sık sık diyet yapma eyleminin tekrar edilmesine zemin hazırlamaktadır. Sağlıklı zayıflama ancak; bir hekim muayenesinin ardından, bir diyetisyen eşliğinde olur. Basit olarak sağlıklı zayıflamanın püf noktaları ise şöyledir:
1. Öğün alışkanlıklarınıza dikkat edin. Mutlaka 3 ana öğün ve en az
1 ara öğün olmak koşuluyla günde 4 öğün yemek yemeğe çalışın. Böylece vücut yağı daha kolay yakılır.
2. Light ürün enerjisiz ürün demek değildir. Soslu, mayonezli salatalardan uzaklaşın. Fırında, buharda ve haşlayarak pişirdiğiniz yiyecekler iyi seçenekler olacaktır.
Kişiye uygun olmayan diyetler metabolizma hızını bozuyor. Kilo vermeyi imkansız hale getiren bu durumun önüne geçmek için doğruları öğrenin.
HER MEVSİMİN sorunu olan ağırlık artışı, beraberinde zayıflama çabasını getirmektedir. Yanlış yapılan diyet uygulamaları; hem vücuda zarar verirken hem de kalıcı çözümler yaratmaması nedeniyle sık sık diyet yapma eyleminin tekrar edilmesine zemin hazırlamaktadır. Sağlıklı zayıflama ancak; bir hekim muayenesinin ardından, bir diyetisyen eşliğinde olur. Basit olarak sağlıklı zayıflamanın püf noktaları ise şöyledir:
1. Öğün alışkanlıklarınıza dikkat edin. Mutlaka 3 ana öğün ve en az
1 ara öğün olmak koşuluyla günde 4 öğün yemek yemeğe çalışın. Böylece vücut yağı daha kolay yakılır.
2. Light ürün enerjisiz ürün demek değildir. Soslu, mayonezli salatalardan uzaklaşın. Fırında, buharda ve haşlayarak pişirdiğiniz yiyecekler iyi seçenekler olacaktır.
Camilerimiz
Diyanet İşleri Din işleri Yüksek Kurulu Başkanlığı 5.8.1997 tarihli gazetelerde yer alan şu kararı vermişti: “Camilerin, ibadet amacının dışında kullanılması dinen haramdır.” Üzülerek belirtelim ki, müslümanlar olarak ibadetten anladığımız dar manada sadece beş vakit namaz olarak görülmektedir. Hac ve umreye gidenler, Mescid-i Haram’da hem namaz kılmış, hem de gerektiğinde uyumuştur. Hem tavaf etmiş, hem de acıktığında yanında bulundurduğu yiyeceği yemiştir. Hem dua etmiş ve hem de yanındaki arkadaşıyla sohbet etmiştir. |
Kemal bey, Hıdır’ı ne zaman milletvekili yapacak?
Hıdır da kim diyeceksiniz. Kemal beyin yeğeni. Dün akşam saatlerinde geçen ajans haberlerine göre, dört küçük kız çocuğuna cinsel istismar suçundan, Kocaeli 2. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından 20 yıl hapis cezasına mahkum edilmiş. Tabii ki; suç ve ceza şahsîdir. Ama Mehmet Haberal’ın, yargı tarafından cezalandırılması veya beraat ettirilmesini beklemeden, tahliye yolunu açmak için fiilen zorlamalar yapmaya kalkışan Kemal beye, Hıdır’ı da milletvekili seçtirerek, cezaevinden çıkarmasını önermenin, hiç sakıncası olmasa gerek! Yeğen Hıdır, her ne kadar mahkumiyet kararı almış ise de, cezası henüz kesinleşmemiş. |
Bu karar savaş çıkartır!
Suriye ile bölge ülkeleri ya da Batı arasında ne zaman kriz patlasa Lübnan'a bakılır. İran'la ilgili krizler ne zaman tırmansa Lübnan'a bakılır. Bölge içi güç mücadelesinde, İran-Suudi Arabistan kamplaşmasında ne zaman gerilim olsa Lübnan'a bakılır. İsrail ile bölge ülkelerinden biri arasında sıkıntı arttığı anda yine Lübnan'a bakılır.
Hep öyle yaptık, öyle de yapmaya devam etmeliyiz.. Çünkü bölge içi ve bölge dışı güç mücadelesinin test edildiği kritik alanlar vardır. Lübnan bu test alanlarının en önemlilerinden biridir. Ülke içindeki etnik, dini ve mezhep eksenli farklılıklar yüzünden son derece kırılgan ilişkilerin hüküm sürdüğü bu ülkenin iç sorunları yeterince endişe verici iken böyle bir test alanı yapılması vahimdir.
Hep öyle yaptık, öyle de yapmaya devam etmeliyiz.. Çünkü bölge içi ve bölge dışı güç mücadelesinin test edildiği kritik alanlar vardır. Lübnan bu test alanlarının en önemlilerinden biridir. Ülke içindeki etnik, dini ve mezhep eksenli farklılıklar yüzünden son derece kırılgan ilişkilerin hüküm sürdüğü bu ülkenin iç sorunları yeterince endişe verici iken böyle bir test alanı yapılması vahimdir.
İçim çok rahat bu eyleme yüzde yüz inanıyorum
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu 'Yemin krizi nasıl çözülecek?' sorusunu yanıtladı: Çok kararlıyız gerekirse 4 yıl sürer... Gül'e kararlılığımızı aktardım. Beni anladığını sanıyorum
Cumhurbaşkanı ile Başbakan uzun bir görüşme yapmıştı. Hükümeti kurma görevinin Erdoğan'a verildiği Köşk buluşması, planlanandan çok daha uzun sürmüştü. Ardından Ankara hareketlenmişti. Derken Gül devreye girmiş, Kılıçdaroğlu, Bahçeli ve BDP'lileri Köşk'e çağırmıştı. Bahçeli dışındakiler 'evet' demişlerdi. Dün, Cumhurbaşkanı Gül ve CHP lideri Kılıçdaroğlu bir araya geldi. Küçük açıklamalar yapıldı ama ne konuştuklarına ilişkin detaylı bilgi alınamamıştı. Bu, dün öğle saatlerine kadar Ankara'daki havanın özeti...
Cumhurbaşkanı ile Başbakan uzun bir görüşme yapmıştı. Hükümeti kurma görevinin Erdoğan'a verildiği Köşk buluşması, planlanandan çok daha uzun sürmüştü. Ardından Ankara hareketlenmişti. Derken Gül devreye girmiş, Kılıçdaroğlu, Bahçeli ve BDP'lileri Köşk'e çağırmıştı. Bahçeli dışındakiler 'evet' demişlerdi. Dün, Cumhurbaşkanı Gül ve CHP lideri Kılıçdaroğlu bir araya geldi. Küçük açıklamalar yapıldı ama ne konuştuklarına ilişkin detaylı bilgi alınamamıştı. Bu, dün öğle saatlerine kadar Ankara'daki havanın özeti...
Hangi kitapta yazıyor bunlar
1 Temmuz 2011 Cuma
Altan Tan şimdi de Diyanet İşleri Başkanı’na “alçaklık yaptı” demiş.
Oysa Kürt sorunu dediğinizde ilk akla gelecek değerli bir Kürt aydınıdır kendisi. BDP saflarından siyasete atılıncaya kadar da yine sert söylemli ancak makul açıklamalarıyla tanıyorduk kendisini.
Dün haberi okuyunca yüreğim burkuldu. Çünkü Sayın Mehmet Görmez’le de uzunca bir hasbihalimiz olmuştu. Diyanet’in belirlenmiş sınırlarını esnetmeye çalışarak bir şeyler yapmak gayretinde gördüğüm ilk Diyanet İşleri Başkanı diyebileceğim biridir.
Altan Tan’ı da, yıllardır takip ederim, söylediklerini önemserim.
Sesi gür çıkar, öfke sahibidir, kavgası vardır devletle haklı olarak, resmi ideolojiyle barışık değildir, 12 Eylül döneminde bütün bölgenin bildiği 5 Nolu Mapushanede babası Bedii Tan işkenceyle öldürülmüştür, yası vardır Altan ağabeyin ve de acısı...
Ben acısı olan insanların seslerinin yüksek çıkmasını da kavga eder gibi konuşmasını da anlayabilirim...
Altan Tan şimdi de Diyanet İşleri Başkanı’na “alçaklık yaptı” demiş.
Oysa Kürt sorunu dediğinizde ilk akla gelecek değerli bir Kürt aydınıdır kendisi. BDP saflarından siyasete atılıncaya kadar da yine sert söylemli ancak makul açıklamalarıyla tanıyorduk kendisini.
Dün haberi okuyunca yüreğim burkuldu. Çünkü Sayın Mehmet Görmez’le de uzunca bir hasbihalimiz olmuştu. Diyanet’in belirlenmiş sınırlarını esnetmeye çalışarak bir şeyler yapmak gayretinde gördüğüm ilk Diyanet İşleri Başkanı diyebileceğim biridir.
Altan Tan’ı da, yıllardır takip ederim, söylediklerini önemserim.
Sesi gür çıkar, öfke sahibidir, kavgası vardır devletle haklı olarak, resmi ideolojiyle barışık değildir, 12 Eylül döneminde bütün bölgenin bildiği 5 Nolu Mapushanede babası Bedii Tan işkenceyle öldürülmüştür, yası vardır Altan ağabeyin ve de acısı...
Ben acısı olan insanların seslerinin yüksek çıkmasını da kavga eder gibi konuşmasını da anlayabilirim...
CHP boykotu: 'Neo-Ergenekon' krizi
01/07/2011
Parti yönetimi, koca CHP'nin bir 'Ergenekon kumpası'nın basit bir aleti haline dönüştüğünü gözler önüne saçıyor.
Bir ülke düşünün, demokrasinin konsolidasyonu yönünde en anlamlı seçimini yapmış olsun, seçime yüzde 87 oranında katılım sağlasın ve seçmenlerin yüzde 95’inin parlamentoda temsilini mümkün kılan bir sonuç elde etsin ve krize yuvarlansın, parlamento açıldığı gün, sanki açılmamış bir görüntü versin.
Türkiye bu.
Böyle bir manzarada krizi aşmanın yolu, normal olarak, tüm tarafların birbirleriyle diyalog kurması, konuşması ve krizi aşmak için müzakere etmeleri değil midir?
Bir ülke demokrasi ise böyle yapılır.
Türkiye’de ‘konuşma’ sıkıntısı yok. Ama konuşma, diyalog değil; kırıcı polemikler halinde. Kriz böylece katmerleniyor.
Parti yönetimi, koca CHP'nin bir 'Ergenekon kumpası'nın basit bir aleti haline dönüştüğünü gözler önüne saçıyor.
Bir ülke düşünün, demokrasinin konsolidasyonu yönünde en anlamlı seçimini yapmış olsun, seçime yüzde 87 oranında katılım sağlasın ve seçmenlerin yüzde 95’inin parlamentoda temsilini mümkün kılan bir sonuç elde etsin ve krize yuvarlansın, parlamento açıldığı gün, sanki açılmamış bir görüntü versin.
Türkiye bu.
Böyle bir manzarada krizi aşmanın yolu, normal olarak, tüm tarafların birbirleriyle diyalog kurması, konuşması ve krizi aşmak için müzakere etmeleri değil midir?
Bir ülke demokrasi ise böyle yapılır.
Türkiye’de ‘konuşma’ sıkıntısı yok. Ama konuşma, diyalog değil; kırıcı polemikler halinde. Kriz böylece katmerleniyor.
Kemal abi, ya Apo milletvekili adayı olsaydı?
1 Temmuz 2011 Cuma
Apo milletvekili adayı olsa ve seçilseydi, ne yapacaktınız? Kılıçdaroğlu ayağa kalkıp “Milli irade tecelli etti” mi diyecekti!
YSK ve yargı, mazbatasını alıp yemin etmeye gitmesine engel olsaydı, “Bu bir hukuk rezaletidir!” diye nara mı atacaktınız?
“Meclise giren bağımsızlara bakın” diyor Sayın Seyfi Uzunkök: “Aldıkları bireysel oylar belli. Alın Apo’yu koyun bağımsızların arasına; iki milyon oy aldığını da varsayın. Buyurun size millet iradesi! “
CHP “Millet iradesi engelleniyor!” diyor. Peki Apo adaylığını koydu diyelim, aynı lafı edecek miydiniz? Hiç sanmam. Çünkü, “bizimkiler tutuklu; o hükümlü!” diyecektiniz. Peki o zaman bırakın Apo’yu, Karayılan insin aşağı Kandil’den. Tutuklansın, aday olsun, seçilsin, yasal konumu sizin adaylarınız gibi olsun Kemal Bey. O zaman gıkınızı çıkaramazsınız, çünkü Karayılan da bilmem kaç yüz bin oy alır, seçilir ve sizin deyimizle “millet iradesi tecelli eder!”
Apo milletvekili adayı olsa ve seçilseydi, ne yapacaktınız? Kılıçdaroğlu ayağa kalkıp “Milli irade tecelli etti” mi diyecekti!
YSK ve yargı, mazbatasını alıp yemin etmeye gitmesine engel olsaydı, “Bu bir hukuk rezaletidir!” diye nara mı atacaktınız?
“Meclise giren bağımsızlara bakın” diyor Sayın Seyfi Uzunkök: “Aldıkları bireysel oylar belli. Alın Apo’yu koyun bağımsızların arasına; iki milyon oy aldığını da varsayın. Buyurun size millet iradesi! “
CHP “Millet iradesi engelleniyor!” diyor. Peki Apo adaylığını koydu diyelim, aynı lafı edecek miydiniz? Hiç sanmam. Çünkü, “bizimkiler tutuklu; o hükümlü!” diyecektiniz. Peki o zaman bırakın Apo’yu, Karayılan insin aşağı Kandil’den. Tutuklansın, aday olsun, seçilsin, yasal konumu sizin adaylarınız gibi olsun Kemal Bey. O zaman gıkınızı çıkaramazsınız, çünkü Karayılan da bilmem kaç yüz bin oy alır, seçilir ve sizin deyimizle “millet iradesi tecelli eder!”
Merve’nin türbanı, Şafak’ın pantolonu!
Kavas TBMM’deki yardımcı personele verilen addır. Bir fotoğraf: Bir kavas sakat arabası ile bir milletvekilini Meclis’te Genel Kurula, yani toplantı salonuna taşıyor.
Sakat olan milletvekilinin adı CHP’den seçilen Şafak Pavey’dir.
Medya’ya yansıyan taşıma anı fotoğrafında ilginç bir ayrıntı var.
Şafak Hanımın takma olan protez bacağı açıktan görülüyor.
Oysa hanımefendi her zaman yaptığı gibi pantolon giyebilir ve bu görüntüyü gizleyebilirdi.
Yapmadı bunu!
Niçin mi?
TBMM Genel Kurulu’na pantolonla girmek yasak da ondan, yani kurallara uyuldu!
İlginçtir, hiç kimse, böyle kural mı olur ve Şafak Hanım’a neden pantolon izni verilmedi demedi!
Oysa bugün susanlar dün, Merve Kavakçı türbanla Genel Kurul’a girmeyi dayatınca milli irade diye ortalığı ayağa kaldırmıştı.
Sakat olan milletvekilinin adı CHP’den seçilen Şafak Pavey’dir.
Medya’ya yansıyan taşıma anı fotoğrafında ilginç bir ayrıntı var.
Şafak Hanımın takma olan protez bacağı açıktan görülüyor.
Oysa hanımefendi her zaman yaptığı gibi pantolon giyebilir ve bu görüntüyü gizleyebilirdi.
Yapmadı bunu!
Niçin mi?
TBMM Genel Kurulu’na pantolonla girmek yasak da ondan, yani kurallara uyuldu!
İlginçtir, hiç kimse, böyle kural mı olur ve Şafak Hanım’a neden pantolon izni verilmedi demedi!
Oysa bugün susanlar dün, Merve Kavakçı türbanla Genel Kurul’a girmeyi dayatınca milli irade diye ortalığı ayağa kaldırmıştı.
Güle güle Hulki
Başlığı kendisi atmış. "Arkamdan Engin böyle yazsın" demiş. Hah ha, Engin'in ne yazacağını biliyorum, falan da demiştir.
Kendi payıma ben de bu yazıyı ne zaman yazacağımı kaç haftadır üzüntüyle bekliyor, yazmamak için dua ediyordum. "Uzun ve acılı bir hastalık" derler, kanserin kibarcasıdır, kanserden öldü.
Hulki Aktunç. Şair ve yazar. "Allah çektirmesin" deriz, Allah da bizi genellikle dinlemez.
Sonra da bu çekmeye açıklama, daha doğrusu bahane ararız. "Kimbilir ne günahı vardı da ödedi" gibilerden enayi tesellisi.
Kendi payıma ben de bu yazıyı ne zaman yazacağımı kaç haftadır üzüntüyle bekliyor, yazmamak için dua ediyordum. "Uzun ve acılı bir hastalık" derler, kanserin kibarcasıdır, kanserden öldü.
Hulki Aktunç. Şair ve yazar. "Allah çektirmesin" deriz, Allah da bizi genellikle dinlemez.
Sonra da bu çekmeye açıklama, daha doğrusu bahane ararız. "Kimbilir ne günahı vardı da ödedi" gibilerden enayi tesellisi.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)