5 Ağustos 2010 Perşembe

YAŞ’da Başbakan’ın çıkardığı maraza ve restleşme!

Başbakan Erdoğan’ın YAŞ toplantısında maraza çıkaracağı, bu toplantıdan iki gün önce yazdığımız yazıda dile getirilmişti.
Eksik olmasın Tayyip Bey yanıltmadı bizi ve sorun çıkararak işi siyasi ranta dönüştürmek için zemin inşasını sürdürüyor.
Dün saat 14.30 itibarı ile manzara kilitlenmedir.
YAŞ toplantılarında geleneksel teamül dördüncü gün kararların öğle öncesinde açıklanması şeklindedir lakin ilk defa bu teamüle bu dönem uyulamadı zira kriz ya da buhran var.
Tayyip Erdoğan sadece Balyoz’da adı geçenlerin emekli edilmesini değil aynı zamanda Hasan Iğsız gibi isimlerin de tasfiyesini talep etti.
YAŞ üyeleri ise bu isteme isyan etti ve müzakere kilitlendi.
Araya Cumhurbaşkanı Gül girdi ve malum zirveler yapıldı!

Cumhurbaşkanı Balyoz’da adı geçenlerin terfi ettirilmemesini ancak  emekli edilmek yerine seneye bekletilmesini teklif etti. Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ bu teklife evet demedi ve her YAŞ öncesinde ortaya atılacak herhangi bir iddia ile terfilere ambargo konacağını bunun da TSK’yı sabote edeceğini söyledi.
Sonuç dediğimiz gibi tam bir kilitlenmedir.
Bu satırların yazıldığı saatlerde Cumhurbaşkanı orta yolu bulmak adına devredeydi.
Peki bundan sonra ne mi olur?
YAŞ kararlarına Cumhurbaşkanının onayı için 30 Ağustos’a kadar süre var lakin gecikilen her saat TSK kadrolarındaki öfkeyi artıracak ve kurumlar arasında var olan güvensizlik çok daha derinleşecektir.
YAŞ bağlamında sızan bir başka haber ise Tayyip Erdoğan’ın İlker Başbuğ’a bir yıl görev uzatımını önermesidir ki böyle şey TSK’daki bütün atamaların alt-üst olması anlamına geliyor. Bereket Başbuğ bu teklifi reddetti ve Erdoğan’a ilk seti baştan koydu!
İlker Paşa tarafından reddedilen Erdoğan, bu kez Iğsız Paşa’nın engellenmesi düğmesine bastı ve malum gelişmeler yaşandı.
Eeee...  Sarı Öküz hikayesi misali, yakanızı bir kere kaptırırsanız iflah olmazsınız!.. PKK ile mücadele kahramanlarını paşa paşa teslim ederseniz, bunlar ve daha da ötesi mukadder hale gelir!

MERA
Atila Kıyat kimlerin adına konuşuyor!
12 Eylül’de Milliyetçiler ihtilal yapsaydı İtalya’ya sığınacaktım diyen emekli Koramiral Atila Kıyat’ın son incisi Türkiye Cumhuriyeti Devletinin 1993-1997 arasında adam öldürttüğü, yani faili meçhul cinayetleri bizzat organize ettiğiydi... Dediğimiz gibi bu sözü eden sıradan biri değil emekli bir Koramiraldir ve dolayısı ile afaki konuşma hakkına sahip değildir. Bu itibarla bu kişinin bildiklerini hemen açıklaması zorunludur. Öyle çünkü söz konusu olan devletin cinayet işlemesi suçlamasıdır. Efendim ben söylentileri dillendirdim, somut bir şey bilmiyorum diyemez, zira bunun adı devlete çamur atmanın ötesinde bir şey olur. Bir emekli Koramiralin böylesine önemli bir konuda dedikodu yapma lüksü olamaz ve bunun adı birileri adına kamuoyu oluşturma olur! Bu Kıyat’ı çok merak ediyorum, kime hizmet ediyor?


CEZA
Tantan’a göre asker artık mağdur konumdadır!
Telefonda Yurt Partisi Genel Başkanı Sadettin Tantan var ve şunları söylüyor:  “AKP ve Başbakan’ın Türk Silahlı Kuvvetlerine karşı takındığı son tutumlar halkta infial uyandırmış durumda. Referandum kampanyası için Anadolu yollarındayım. Aldığım tepki  PKK ve bölücülere karşı yumuşak olan AKP ve Erdoğan’ın bütün enerjisini askere kanalize etmesi şeklindedir. Söylenen, Başbakan’ın PKK’lılara dokunmadığı ve habire askerle uğraştığıdır. Evet ahali artık askeri mağdur, Tayyip Bey’i de mağrur görüyor ki göreceksiniz referandumda bunun sonucu  olacaktır. Ben yapılan anketlerin ötesinde halkın AKP’ye ceza keseceğini ve hayır oylarının beklentilerin üstünde çıkacağını düşünüyorum”...

BEDEL
Erdoğan referandumu kazanmaya mecbur, çünkü!

Tayyip Erdoğan’ın bugünkü konumu savaşı kazanmaya mecbur ve mahkum olan tarihi komutanları çağrıştırıyor. Erdoğan eğer tökezler ve referandumu ya da seçimi kaybederse, akıbeti mecazi anlamda Merzifonlu Kara Mustafa Paşa gibi olur, yani büyük bedeller öder. Gerçekten de müthiş bir öfke enerjisi biriktiren Erdoğan’ın ayağının kayması durumunda önüne gelenin kendine hücum edeceği kesindir. Kuşkusuz bu durumu Tayyip Bey de biliyor ve mesela şimdi referandumdan galip çıkmak için akıl almaz şeyler söyleyip yapıyor. Göreceksiniz, referandumun son haftasında, bu kadarı da olmaz denilen şeyleri de yapıp, toplumu manipüle etmeye çalışacak çünkü  referandumu kaybederse psikolojik üstünlüğünü yitirir, dış desteğini kaybeder ve AKP bir anda yerle bir olur. Buradan hareketle bir iki hafta sonra Kılıçdaroğlu ve Bahçeli hakkında bazı iddialar seslendirilirse şaşırmayın!

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder