"Deprem profesörü" Celal Şengör Cumhuriyet Bilim ve Teknik Dergisi'nde yazdığı yazıda porno izlemenin faydalarından söz etmiş.
Deprem profesörlüğünden iletişim profesörlüğüne bir yazıyla geçiş yapmak müthiş bir şey.
Sanırım deprem bölgelerinde (ya da porno izlerken) fazla sarsılınca Celal Bey'in beynine eklemlemeler oldu ve kendini bir anda iletişim uzmanı sanmaya başladı. (Pornonun etkileri iletişim araştırmacıları ve psikologlar tarafından incelenir.)
Kendisine sorum şu:
Acaba kaç şiddetinde bir depreme maruz kalırsam ben de "deprem profesörü" olabilirim ve de hangi sürede "Bu deprem profesörleri insanın sağlığına zararlı" diye açıklama yapabilirim?
Seçimden sonra bir şey oldu
Ahmet Hakan'ın köşesinde yazdıkları, 12 Haziran 2011'e kadar oldukça keyifli geliyordu. AK Parti'ye ve AK Partililer'e çakışları, yandaş medyayı eleştirmesi laik seçmeni içten içe gülümsetiyordu.
Ancak %50 AK Parti oyu özellikle AK Parti karşıtlarının tüm duyargalarını etkiledi. Son seçim sonucu değişik bir bağlam etkisi yarattı. Ahmet Hakan türü ironik yazılar hoşa gitmemeye, keyif vermemeye başladı. Hatta bu tür köşelere bakılmamaya, mümkünse köşe yazarının fotoğraflarıyla göz göze gelinmemeye bile çalışılıyor. Bir tür kanser olmaktan korkup, kanserle ilgili mesajlara duyargalarını kapayan insanların durumu gibi yani. Seçimden sonra özellikle AK Parti karşıtlarında iletişimden kaçınma etkisi oluştu diyebiliriz.
Ahmet Hakan'a (hatta ironiyle kendini okutan bu tür yazarlara) önerim, eğer reytingini korumak istiyorsa tabii ki, bu geçiş sürecinde AK Parti'yi, AK Partililer'i, cemaatleri, geçmişin badem bıyıklılarını iğnelemeyi bırakıp rotayı CHP ve MHP'ye döndürmesi. Eğer laik, Kemalist seçmen yeniden burnunu kaldırır "Ha gayret kazanıyoruz galiba" duygusunu kazanmaya başlarsa rota yeniden iktidara yönelebilir.
Öneri tamamen dostçadır başka yerlere çekilmemesi önemle rica olunur!
Merkez
Merkez ilginç bir istatistiki terim. Bir dağılımda aritmetik ortalama dağılımın merkezini gösterir. Normal bir dağılımda değerlerin (örneklemin) %27'sinin artı eksi 1 standart sapma %68'inin ise artı eksi 2 standart sapma aritmetik ortalamanın çevresinde odaklanması gerekir. Dolayısıyla neyin merkez olduğu, dağlım normalse aritmetik ortalamaya bağlı bir şeydir. Eğer dağılım anormalse yani örneğin iki kutuplu ise her kutbun merkezi ayrıdır. Türkiye'de seçmenlerin %50'si aynı partiye oy vermiş olsa da iki kutupluluk tek merkez oluşumunu hâlâ engelliyor. Dolayısıyla hâlâ merkez medyanın kim olduğunu, merkezin kim olduğunu tanımlamak mümkün değil. Bu nedenle kendinizi sıkmayın, akışına bırakın. Merkez yolunu bulur.
Çekirgelik
"Çoğu insanın problemi akıllarından çok ümitleriyle, korkularıyla ya da arzularıyla düşünmesidir." W. DURANT
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder