13 Haziran 2011 Pazartesi

CHP'nin eksikleri neydi?


Doğrudur; CHP'nin oy oranında ve milletvekili sayısında beklenti biraz daha yüksekti.
Olabilir miydi?
Elbette!
Neden olmadı peki?

ÖRGÜT YOKTU

Daha önce de işaret ettim amma CHP Lideri Kılıçdaroğlu dikkate almadı.
Son seçime CHP örgütsüz girdi. Sayın Kılıçdaroğlu, örgütü Gürsel Tekin'e bıraktı. Amma Gürsel Tekin'in amacı; genel seçimi kazanmak değil; 2013'teki belediye seçimlerinde başkan adayı olarak kendi adamlarını göstertmekti.
Ve birinci hedefi de İstanbul idi. Bu yüzden İstanbul örgütünü hallaç pamuğu gibi attı. İl Başkanlığı'na hiçbir etkisi olmayan; siyasetten habersiz, işadamları çevresiyle bağlantı kuramayan birisini oturttu. 2013'te; onun ağzından Genel Başkan Kılıçdaroğlu'na yeni belediye başkanlarının isimlerini söyletecekti.
Büyük miting öncesinde koskoca İstanbul'da bir afiş bile asamayan bir il başkanlığı ile alınan bu netice bile başarıdır.
Alınan oylar; sadece Kemal Kılıçdaroğlu'nun estirdiği rüzgardan geldi.
Milletvekili listelerinin de toplumda tam karşılığının bulunmaması; oyları  geriletti.
'Anketler doğru çıkarsa siyaseti bırakırım!' diyen Gürsel Tekin'e CHP Lideri Kılıçdaroğlu'nun bu sözünü hatırlatması ve onun yerine derhal gerçek bir CHP'liyi getirmesi gerekiyor.

PROJELER DÜŞÜK PROFİLLİYDİ
CHP'nin ve AKP'nin seçim vaatlerini/projelerini karşılaştırdığımızda; CHP'ninkiler daha alt seviyede kalıyordu. Bunda alt katmanlara hitap etme çabasının etkisi vardı. Ama görüyoruz ki Başbakan Erdoğan'ın, 'Çılgın' denilen projeleri oy getirmiştir. Halk; kendi hayat seviyesini yukarılara taşıyacak yalan duymaya bayılıyor.
İkincisi de; CHP'de oluşturulan projelerin; akademik seviyede kalması ve bu projelerden seçmeni etkileyecek sonuçlar çıkartılmamasıdır.
CHP; Eğitim  projesini bile oy getirecek biçimde sunamadı. Her şeyi sınav skandalına odaklayarak eleştiri düzeyinde kaldı. Halbuki insanlar, 'Bana ne vereceksin?' diyor.

KÜRT İŞİ

CHP'ye kurulan tuzaklardan birisi; bu partiyi; Kürt sorunu denilen ve terörle özdeş hale gelen problemin bir parçası haline getirmek idi.
AKP'nin ve BDP'nin aynı iklimde yetiştiğini unutan bazı CHP'liler; Kılıçdaroğlu'nu bu problemden yana iteklediler.
Halbuki en başında ortaya konulan 'Üçüncü Yol' modeli doğru idi. Soruna; ekonomik-sosyal-kültürel açıdan bakıp etnik yaklaşımdan uzak durmak gerekiyordu.  AKP Lideri; 'Kürt sorunu bitmiştir.' derken CHP'nin bu işe sahip çıkıyormuş gibi görüntülenmesi; CHP için kötü oldu. Başbakan Erdoğan; hiç olmadığı haldi; CHP ile BDP'yi el ele göstererek önemli vuruşlar yaptı; hatta 'Apo'yu asmak'tan söz etti. BDP'ye şiddetle saldırdı.
Böylece; tek millet, tek devlet, tek bayrak sloganının samimi olduğunu gösterdi.
Bunun sonucunda da özellikle Orta Anadolu'da oy oranlarını anormal biçimde artırdı.  CHP'yi gidebilecek yurtsever oylarını kendi sandığına attı. Ve bu yolla MHP'nin yükselmesini de önledi.
Ve gördük ki: Kılıçdaroğlu'nun onca iyi niyetine; samimi mesajlarına karşın; Kürtler CHP'ye oy vermiyorlar. Yakın zamanlarda da kimse bu kesimden oy beklemesin. Oranın oyları bölücülere ve dinci kesime gider. Bölgenin tarihi budur...
- - -
CHP Lideri Kılıçdaroğlu'nun  cumhuriyet ve laiklik konusunda sessiz kalması da eleştirilere neden oldu. Böyle duyarlılığı olan bazı insanların küserek sandığa gitmediğini biliyoruz. Ayrıca; AKP Lideri; CHP'yi yerden yere vururken, CHP Lideri'nin,  onun yanlışlarını birkaç cümleyle ortaya koyması; cumhuriyetin yarattığı yüksek değerleri ve kurumları ona ve halka hatırlatması gerekiyordu. Böylece; 'Yeni CHP' sözünün yarattığı rahatsızlığı da gidermiş olurdu.
- - -
Bunca eleştirimize karşın; seçimin başarılı bir lideri olarak Sayın Kılıçdaroğlu'nu da kutluyorum. Çünkü; bir yıllık bir süre içinde; bu kadar yüksek bir performans göstermek alkışı hak ediyor.
Kendisi şunu bilmelidir: Bu partide; güç onun elindedir. Diğer isimler sadece ayrıntıdır.
Partiyi; güven duyulan ve toplumda karşılığı olan isimlerle yeniden yaratmak da onun önündeki en acil görevdir...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder